Tarih: 15.03.2015 03:32
Ulubey Kaymakamı Ağbal: Gönül Elçileri Projesi Tüm Hızıyla Devam Ediyor
Ulubey Kaymakamı Ağbal: Gönül Elçileri Projesi Tüm Hızıyla Devam Ediyor
Ahmet Bayrak/Karadeniz Bayrak Gazetesi/Ordu/24.01.2013/Özel Haber
Ordu Vali Yardımcısı, Ulubey Kaymakamı Mahmut Ağbal: 'Gönül Elçileri Projesi', Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından, Sayın Başbakanımızın eşleri Emine Erdoğan Hanımefendi önderliğinde, Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin tarafından başlatılıp Türkiye de uygulanan bir projedir. Ordu’da da Sayın Valimizin eşi Gül Düzgün Hanımefendi tarafından tanıtımı yapılmaktadır. Çalışmalara başladık, Ulubey ilçemiz de bugün, gönül elçileri ve koruyucu ailelerle ilgili, ilk toplantımızı yaptık. Gönül elçileri isminden de anlaşıldığı gibi, toplumumuzun her aşamasında olan, kültürümüz de olan, maneviyatımız da olan bir kavram. Biz ta Orta Asya’dan beri daha sonra Anadolu’da gönlü geniş insanlarız. İnsanlara özellikle düşküne, özürlüye, yetime yardımsever bir milletiz. Bunların hepsiyle ilgileniyoruz, bakıyoruz yardımcı oluyoruz. Bu projede bu hasletlerin biraz daha sistematik olarak öne çıkmasını sağlayacak proje. Bu proje ile koruyucu aile olarak yuvalarımızda yurtlarımız da devletimizin, baktıkları çocukları aile şefkatine, aile ortamına kazandırmak için, koruyucu ailelere vermeyi planlıyoruz. Bu çapta yuvalar da aile sevgisi, aile şefkati, ilgisi görmeyen çocukları koruyucu ailelerimin yanında diğer çocukları ile topluma kazandırmayı planlıyoruz. Toplumumuzun her zaman yapa geldiği, bir yaşlıya yardım etmek bir öğrenciye yardım etmek. Bir özürlünün özrüne destek olmak gibi her zaman herkesin yapabildiği sistematik yardımlar. Gönül genişliği olan insanların, devletle vatandaşla el ele vererek korunması gereken, engelli, şehit, gazi çocukları çocuk yuvasında kalan ya da huzur evinde kalan çocuklara sahip çıkma projemiz. Bu projenin başarılı olacağına inanıyoruz. Koruyucu aile olmak isteyenler oldu. Ordu Türkiye’de bu proje ile ses getirecek, en başarılı iller arasında olacak. Sayın Valimiz, eşi Gül hanımefendi önemle üzerin de duruyor. Biz de takipçisi oluyoruz. Ordumuz diğer işler de olduğu gibi bu işten de yüzünün akı ile çıkacak ve fakirine yetimine sahip çıkacak dedi.
'Toplum Kalkınmasında Gönül Elçileri Projesi', toplumda 'gönüllülük' kavramına yönelik farkındalık geliştirmek, gönüllü çalışmanın yaygınlaşmasını sağlamak, toplumsal kalkınmaya katkı sağlayacak insan kaynağı ihtiyacını güçlendirmek üzere hayata geçirilmiştir.
Projenin Aşamaları Koruyucu Aile Kaliteli Yaşlanma ve Kuşaklar Arası Uyum Engelli Hizmetlerine Erişim Aile ve Yoksulluk Kadın ve Güçlenme
Gönüllülük; insanları mutluluğa ulaştıran, geçmiş-bugün-gelecek çizgisinin devamını sağlayan, kapsamlı, güçlü ve önemli bir hizmet anlayışıdır. Gönüllülük, bir medeniyet göstergesi olarak; maddi ve manevi gücün, birlik ve beraberliğin sembolüdür.
Biz tarih, kültür ve dini değerlerimiz doğrultusunda; insana hizmeti, kendimize düstur edinmiş bir ecdadın torunlarıyız. Bu açıdan bizi biz yapan insani değerleri yaşattıkça, sevgiyi, şefkati, merhameti paylaştıkça gücümüzün artacağına inanıyoruz. Geçmişimizden aldığımız güç ve enerjiyi geleceğe taşımak için bugünden sorumluluk almak düşüncesiyle ummanlar kadar geniş bir gönüle sahip olan sizleri “Gönül Elçisi” olmaya davet ediyoruz.
Gönülden gönüle ulaşmanın en kısa ve en anlamlı yollarından birini bulmanız için birlikte işbirliğine çağırıyoruz. Her birimizin farklı alanlarda, farklı konularda yapabilecekleri vardır.
Kendimizi keşfederken, toplumsal kalkınmaya katkı sağlamak isteyenler için gelin siz de“Gönül Elçisi” olun diyoruz
Köklü ve tarihi geleneklerden doğan, yardımlaşma ve dayanışma duygularına dayanan gönüllülük; insan davranışının en temel ve en eski ifade şekillerinden birisidir. Bu ifade şekliyle bireyler, içinde yaşadıkları topluma daha aktif olarak katılmakta ve diğerleri için önemli olduklarını hissetme ihtiyaçlarını karşılamaktadır. Bu ihtiyacın özünde; kişiler arası ilişkilerin olumlu ve yapıcı bir hal alması ve buna bağlı olarak kişilerin ve dolayısıyla toplumların refahını arttırma isteği bulunmaktadır.
Gönüllülüğün olduğu yerde olumlu ve yapıcı iletişim nedeniyle sosyal bağlılık ve güven duyguları pekişmektedir. Gönüllü çalışmanın esası olan sosyal ilişkiler; bireylerin gelişmesi, toplumun kalkınması ve refahı için kritik öneme sahiptir.
Dahası, gönüllülük; yoksulluğun sonucu olarak ortaya çıkan sosyal dışlanmayı azaltmaktadır. Aynı zamanda gönüllülük; kadın, çocuk (özellikle kız çocuk) genç, yaşlı, engelli, kent yoksulu, topraksız ve az topraklılar gibi sıklıkla dışlanan nüfus gruplarının topluma dâhil olmasının bir yoludur. Özellikle dezavantajlı gruplar olarak tanımlanan bu nüfus gruplarının topluma entegrasyonlarında gönüllülük bakış açısı ve gönüllü kişilerin (Gönül Elçileri) önemli bir rolü bulunmaktadır.
Aslında gönüllülük, neredeyse insanlık tarihi kadar eski ama eskimeyen bir gerçeklik ve bir pratiktir. Bir başka ifadeyle gönüllülük; içinde yaşadığımız coğrafya için hem gelenek, hem güncellik ve hem de gelecektir.
Gönüllülük; bir bireyin maddi karşılık beklemeden ya da başka bir çıkar beklentisi içinde olmadan, ailesi ya da yakın çevresi dışındaki bireylerin yaşam kalitesini artırmak ya da genel olarak toplumun yararına olduğu düşünülen bir hedefe ulaşmak için, yalnızca içinden gelerek ve doğru olduğuna inanarak, bir toplumsal girişime destek olmasıdır.
En yalın özelliğiyle yardımlaşmada şekil bulan gönüllülük dünya üzerinde her toplumda görülen bir olgudur. Bu durumu tanımlayan terimler ve gönüllülüğün ifade biçimleri toplumdan topluma, kültürden kültüre ve dilden dile değişiklik gösterse de gönüllülüğü güdüleyen değerler ortak ve evrenseldir: ,
Ancak, detaya inildiğinde ve günlük yaşamda karşılığı arandığında gönüllülüğün daha kapsamlı ve çok boyutlu olduğu görülür.
Örneğin, gönüllülük;
Karşılık beklemeden sevmektir.
Güveni, dürüstlüğü ve paylaşmayı öğrenmek ve öğretmektir
Yolunda gitmeyen her şey için bireysel olarak yapılabilecek bir görev olduğunu bilmektir.
Karşılığını veremeyecek birine iyilik yapmanın hazzını ömür boyu kendine yaşatma demektir.
Bazen hiç tanımadığı bir kişinin derdi ile dertlenerek ağlayabilmektir.
Sevsin diye değil sevdim diye sevmektir.
Başkasını mutlu etmenin en büyük mutluluk olduğunu fark etmektir.
Üzüntü ve sevincin paylaşılmak isteneceği ilk kişi olmaktır.
“O”na kimsesizliğini ve muhtaçlığını hissettirmemektir.
“O”nun kişiselliğini hep aklında tutmak ve “biricik” olduğunu bilip başkalarıyla karşılaştırmamaktır.
“O” hata yaptığında ona sahip çıkmaktır.
“O”nun yanındayken hiçbir siyası ve ideolojik görüşe ait olmamaktır.
Ön yargılardan kurtulmaktır. Emek vermektir.
Bazen affetmektir. Bencillikten sıyrılmaktır.
Empati kurabilmektir. Sabretmektir.
Örnek olmaktır. Özlemektir. Başkalarının iyiliğini düşünmektir
Mahallesinin, sokağının farkında olmaktır. Komsusu açken tok yatamamaktır.
Gönüllülükte özen, dikkat ve sorumluluk vardır. İşte bu nedenle gönüllülük;
“O”na yapılmayacak sözler vermemektir.
Onca direnç ve zahmetle girmeyi başardığın hayatlardan çıktığında oluşturacağı boşluğu hesaba katabilmektir.
Gönlünün estiğinde değil, “O” ihtiyaç duyduğunda yanında olabilmektir.
Gönlüne duyulan güveni boşa çıkarmamaktır.
Koruyucu Aile olarak gönüllülük;
Her çocuğun bir aileye ihtiyaç duyduğu, daha doğrusu her çocuğun bir aileye sahip olma hakkının bulunduğundan hareketle ailesi olmayan çocuklar için gönlünde yer açmaktır. Çocukların kalabalık yurt ve yuvalar yerine bir aile içinde büyüyüp hayata daha iyi hazırlanabilmeleri için, bir çocuğa anne baba sevgisi, şefkati ve duyarlılığı içinde sahip çıkararak onu büyütmektir.WWW.KARADENİZBAYRAK.COM
Orjinal Habere Git
— HABER SONU —