Necdet Topçuoğlu


DİKTATÖR MADURO OLDU MADARA

1991 yılında ABD de katıldığım eğitim programında Venezuela'lı Eduardo Sanches adında, Petrol Mühendisi bir arkadaşım vardı. Hocalar kursta ona çok ayrıcalıklı davranırlardı. Hatta kurs sonunda hepimize birer sertifika verilmesine rağmen ona çift sertifika verilmişti.


DİKTATÖR MADURO OLDU MADARA

Necdet Topçuoğlu
Emekli Müsteşar-
Sayıştay Uzmandenetçisi

1991 yılında ABD de katıldığım eğitim programında Venezuela'lı Eduardo Sanches adında, Petrol Mühendisi bir arkadaşım vardı. Hocalar kursta ona çok ayrıcalıklı davranırlardı. Hatta kurs sonunda hepimize birer sertifika verilmesine rağmen ona çift sertifika verilmişti. Sanches ailesiyle Türkiye'ye de gelmişti. Ülkelerimiz hakkında sohbet ederken, iyiki ülkenizde petrol yok, petrol zenginlikten çok inanki baş belâsı derdi. Kendisi de bir ABD şirketinde yönetici olarak çalışıyordu. Eğer yönetim, kaynakları ABD'ye peşkeş çekerse sorun yok, millileştirme yoluna gitmeye çalışırsa, ABD tarafından şeytanlaştırılmaktadır diyordu.

Dünyanın en zengin petrol yataklarının Venezuela da bulunduğu söylenmektedir. ABD'nin burnunun dibindeki bu zenginliğe kayıtsız kalması düşünülemez. Özellikle Trump gibi uluslararası hukuku hiçe sayan, tüccar kafalı bir adamın aklı bu kaynakları nasıl ele geçireceği ile meşguldür. Bu nedenle yasadışı göçmenleri ve uyuşturucu kaçakçılarını bahane ederek, Venezuela Başkanı Maduro ile gerginliği tırmandırmıştır. Zaten Maduro seçimlerde hile yapması ile biliniyordu. Gerginlik arttıkça, ABD Venezuela'ya uygulamış olduğu ablukayı iyice daraltmış, kaçakçı olduğu iddia edilen deniz araçları sürekli batırılmıştır. Günün birinde saldıracağı zaten belli olmuştu.

ABD bir ülkeye saldırmadan önce, o ülkede işbirlikçileri satın almaktadır. Ordu içindeki unsurları çatışmama konusunda pasifize etmektedir. Irak ve Suriye de de böyle olmuştur. Dikkat edilirse Venezuela ordusu da ABD saldırısına karşılık vermemiştir. Ayrıca saldırının hukuki dayanağı yoktur. Trump'ın Kongreden karar çıkartması gerekiyordu, böyle bir karar çıkmamıştır. Dayanak denilebilecek tek bir husus, Newyork da bir mahkemenin ülkeye uyuşturucu sokulmasını desteklediği iddiasıyla Maduro hakkında tutuklama kararı almasıdır. Buna göre Maduro tutuklanmış olup, yargılanacağı söylenmektedir. Böylece 12 yıl süren baskıcı Diktatör Maduro iktidarı sona ermiştir.

ABD etkisinde olan uluslar arası çevreler, Nobel Barış Ödülünü bile boş yere vermemektedir. 2025 yılı Nobel Barış Ödülü Venezuela'nın muhalefet lideri, Endüstri Mühendidi Maria Corina Machado'ya verilmiştir. Diktatör Maduro, muhalefet liderine 15 yıl siyaset yasağı getirmiştir. Muhalefet Cumhurbaşkanlığı seçiminde Gonzalez'i aday göstermiştir. Gonzalez seçimleri açık ara kazandı derken, komisyon seçimi Maduro'nun kazandığını ilan etmiştir. Maduro Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından da tebrik edilmiştir. Arkasında yeterli halk desteği bulunmayan Maduro, hiçbir direnişle karşılaşmadan ABD Delta Gücü tarafından alımıştır. Diktatör Maduro adeta madara olmuştur.

Bayan Maria Machado Nobel Barış Ödülünü aldığında, ödülümü Donald Trump'a ithaf ediyorum demişti. Bu gün yaptığı açıklamada Arapları bırakın, bizdeki petrol daha fazla, Venezuele ile ilgilenin demiştir. ABD şirketlerinin yatırım yapmasına imkân sağlayacak özelleştirmeleri yapmaya hazır olduklarını söylemiştir. Donald Trump'ın söylemlerinden daha önce muhalefet ve ordu ile pazarlıkların bağlandığı anlaşılmaktadır. Yakın zamanda Bayan Maria Machado yönetime gelirse sürpriz olmayacaktır. Her zaman olduğu gibi ABD, yerine getireceği yönetimi hazırlamadan, mevcut yönetimi uzaklaştırmamaktadır. Türkiye ve İran'ın buradan çıkartacağı dersler bulunmaktadır.

Trump, Netenyahu görüşmesinden İran'a ölümcül bir saldırı yapılacağı kesin olarak anlaşılmaktadır. İran'ın çeşitli illerinde yaygınlaşan sokak olayları tesadüfi değildir. Molla Rejimi sertleşirse, İsrail-ABD ortak müdahalesi çabuklaşacaktır. Mevcut yönetimin yerine devrik Şah Muhammed Rıza Pehlevi'nin oğlu, Rıza Pehlevi'nin hazırlandığı, verilen demeçlerden bellidir. Büyük Ortadoğu Projesi yavaş yavaş sona yaklaşmaktadır. Kuzey de Rusya, Ukrayna ile meşgul edilmektedir. Çin ise Pasifikte her an Tayvan'ı işgal edebilir. 2026 yılının ikinci yarısı kanlı çatışmalara sahne olacak gibi görünmektedir.

Türkiye de seçimlere değil, Erdoğan ya da Erdoğan sonrasına kimin hazırlandığına bakmak gerekir.  Buna göre, muhalefet gelecek dengeler içinde yer almamaktadır. Nihayet bu gün Çankırı da yapılan miting de Özgür Özel, işbirliği önerisinde bulunmuştur. Türkiye BOP kapsamında bir ülkedir. Proje uygulamalarının dışına çıkması mümkün değildir. Zaten çıkacak bir irede de görünmemektedir. Terörsüz Türkiye süreci bir oyalama taktiğidir. Suriye federalizme gidecek, Davut Koridoru mutlaka gerçekleşecektir. Bizi bekleyen ilk tehlike KKTC de yapılacak bir oldu bitti eylemidir. Türkiye her taraftan kurt kapanına alınmış, ahtapotun kolları arasına sıkışmıştır.

(04, Ocak, 2026-Ankara)