DEVRİMCİ DOĞMAK VE EMİLİANO ZAPATA
Necdet Topçuoğlu
Meksika’nın Ulusal Kahramanı Köylü Devrimci Emiliano Zapata, devrimci olarak doğmuş olmanın en isabetli örneğidir. Çok ilginç bir yaşam hikâyesi var. 16 Maddede özetleyelim.
1. Tam adı, Emiliano Zapata Salazar, 8 Ağustos 1879 tarihinde Gabriel Zapata ve Cleofas Salazar'ın on çocuğundan dokuzuncusu olarak, Meksika'nın Anenecuicil köyünde dünyaya gelmiştir.
2. 17 yaşına geldiğinde babasını kaybetmiş ve ailesine bakmak zorunda kalmıştır.
3. Zapata'nın ailesi, varlıklı olmamasına ve her an büyük bir yoksullukla karşı karşıya kalma tehlikelerine rağmen, Porfirio Diaz'ın diktatörlük yönetimine boyun eğmeyerek topraklarını korumaya devam etmiştir.
4. Zapata, gösterişli ve zengin görünümü ile her ne kadar toprak sahiplerine yakın bir izlenim uyandırsa da, köyünde saygı duyulan ve hayranlık beslenen biri haline gelmiştir. Bu durum onu, otuz yaşına geldiğinde yaşadığı köyün koruma komitesinin lideri yapmıştır. Söz konusu göreve gelişinden bir yıl sonra da Meksika devrimi gerçekleşmiştir.
5. 1910 yılına Zapata, Porfirio Diaz iktidarına karşı, Francisco I. Madero'nun adaylığını bir fırsat olarak görmüş ve Modero ile gizli bir ittifak kurmuştur.
6. Francisco I. Madero'nun yönetiminde bazı yeni toprak reformları yapıldı ancak bu reformlar ve icraatlar Zapata'yı tatmin etmemişti.
7. Zapata'nın Asıl amacı yoksul köylüler için toprak elde etmekti.
8. Ayala Planı, meksika tarihindeki en radikal değişim planıydı, toprakların kademeli olarak kamulaştırılmasını ve devrim sırasında kayıp veren ailelere maaş bağlanmasını öngörmüştür.
Plan metin o kadar beceriksizce ve hata dolu yazılmıştı ki, devrimcilerin devlet başkanı Madero, ülkenin en büyük gazetesine şu emri vermişti: 'Bu metni olduğu gibi basın ki herkes Zapata'nın aptalın ve delinin biri olduğunu öğrensin.' Demiştir. Oysa, Meksika halkı da eğitimsizdi ve Zapata'nın bu manifestosu, halkın dilinden konuşuyordu.
9. Zapata'nın diğer devrim liderlerinden farkı, entelektüel bir politikacı olmamasıydı, halkın arasından çıkmış, Meksika köylüsü, eğitimsiz ama zeki bir liderdi. Sloganı basit ve sadeydi; “tierra y libertad!” (toprak ve özgürlük)
Para yok diyenlere karşı çıkmış tonlarca Banknot Yeni Pezo bastırmıştır. O kadar ki, sokaklarda at üstünden halka para saçmıştır. Halkın değersiz yeni parayı almadığını görünce, ‘’hayret bu yeni para eskisinden güzel, neden beğenmiyorlar ki’’ diye şaşkınlık göstermişti. Ekonomi nedir bilmiyordu.
10. Emiliano Zapata'nın varoluşunun bu kadar güçlü olması, güçlü bir halkın, lidere ihtiyacı olmayan bir halkın ferdi olmasından geliyordu.
Dostları ona gelip dünyanın başka yerlerinde de benzer olayların olduğunu, Rusya'da da halkın aynı şekilde ayaklandığını söylemişti. Olanları sevinçle dinleyen Zapata ayağa kalkıp: “Gidelim Sovyetlerdeki işçilere ve topraksız köylülere haber verelim, eğer ihtiyaçları varsa buradan 1000 atlıyla yardıma gidebiliriz.” Diyerek sevinçle bağırmıştı. Okyanus nedir bilmeyen, onu atlarla nasıl aşılabileceğini hiç düşünmeden direnişlerin evrensel bir örgütlülük oluşturmasını isteyen, hayallerinin peşinden koşan bu isyankar köylü ölene kadar bu uğurda savaşmıştır.
11. Zapata'nın ordusuna katılmak istemiş gibi davranan Albay Jesus Guajardo ile Zapata bir buluşma yeri ayarladılar. Burada tuzağa düşürülerek, 10 Nisan 1919 da öldürülmüştür.
12. Zapata, bir köylü ancak toprağa minnet eyler, efendilerin bitmek bilmeyen kazanma arzusuna değil: “ Toprağın sahibi olmaz, biz toprağa aitiz ve bize nimetlerini sunduğu için ona minnettarız. Bu yüzdendir diktatörlüğe karşı silahlanışımız.” demiştir.
13. Zapata, "Dizlerinin üzerinde yaşamaktansa ayakta ölmek daha iyidir" sözüyle tarihe geçen Meksika'nın ulusal kahramanıdır.
14. "Güçlü insanı zayıf halk yaratır. Güçlü halkınsa, güçlü insana ihtiyacı yoktur" diyerek bugünlere selam yollamış büyük bir devrimcidir.
15. "Yurda ve halkın özgürlüğüne düşman olanlar, her zaman halkın soylu davası uğrunda kendilerini feda edenlere haydut gözüyle bakmışlardır." diyerek boğazımızda kalan cümleleri art arda dizmiş bir devrimcidir.
16. "Prensiplere köle olarak ölmek istiyorum, insanlara değil." demiştir.
"Ve eviniz yakılırsa yeniden yapın. Tahılınız yakıldıysa yeniden ekin. Çocuklarınız ölürse daha çok doğurun. Sizi ovalardan kovarlarsa dağlarda yaşayın ama yaşayın. Hep liderler arıyorsunuz, hatasız güçlü adamlar. Hiç yok, sadece sizin gibiler var. Yaşarlar, değişirler, bırakırlar, ölürler. Liderler yok, sadece siz varsınız. Güçlü bir halk, süren tek güçtür. Amacımız topraktı, bir düşünce değil. Aileleri besleyecek buğday ekili toprak. Özgürlük bir kelime değil ama akşam evinin önünde güven içinde oturan bir adam. Barış bir rüya değil, dinlenmek, nezaket için zaman. Kafamda bir soru var: Kötü bir davranıştan iyi bir şey çıkabilir mi? Bu kadar şiddetin sonunda nezaket çıkabilir mi? Bu kadar cinayetten barış çıkabilir mi? Öfke ve nefret düşünceleri içinde doğmuş bir insan, barışı sürdürülebilir mi? Barış içinde yönetebilir mi, bilmiyorum. Öyle uzun zamandır savaşıyorum ki barışı anlayamıyorum.'’
(15, Şubat, 2026-Ankara)